theme-sticky-logo-alt
Gözdağı ve diyalog umudu

Gözdağı ve diyalog umudu

ABD yönetimi, Tahran’a yönelik gözdağı ve tehdit içeren açıklamalar yapmaya devam ederken, diplomasi konusunda da gelişmeler yaşanıyor. Nitekim Pakistanlı yetkililer, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin İslamabad’a gelme kararı aldığını duyururken, CNN de, Trump’ın Özel Elçisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’i hafta sonunda görüşmeler yapması için Pakistan’a yollayacağını bildirdi. İran savaşında ikinci ayın dolmasına günler kala, belirsizlik devam ediyor. ABD yönetimi, bir yandan İran’ı tehdit eden, gözdağı veren açıklamaları sürdürürken, Orta Doğu’ya üçüncü uçak gemisini de göndererek yığınağını artırıyor. ABD Başkanı Donald Trump, önceki gece sosyal medyasından yaptığı açıklamada, İran’ın zamanının daraldığını söyleyerek, “Zaman onların lehine değil!” ifadesini kullandı. Trump, “…İran’la olan savaşı (eğer buna savaş denirse!) bitirmek için “endişeli” olduğumu düşünen insanlara şunu bildirmek isterim ki, bu konumda olabilecek en az baskı altında olan kişi benim. Dünyanın tüm zamanı benim, ama İran’ın yok – Zaman daralıyor!” dedi. Trump telefon görüşmesi aracılığıyla basın mensuplarına verdiği röportajda ise İran’ın ABD’nin taleplerini karşılamaya yönelik bir teklif yapmayı planladığını öne sürerek, “Bir teklif yapıyorlar, göreceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Kapı kapanmadı’

ABD Savunma (Savaş) Bakanı Pete Hegseth de, İran’a müzakere çağrısı yaparak, askeri baskının giderek genişlediğini vurguladı, Avrupa’yı da sorumluluk almamakla eleştirdi. Washington yönetiminin, Tahran’a diplomasi kapısını tamamen kapatmadığını belirten Hegseth, İran’ın önünde hâlâ bir uzlaşma fırsatı bulunduğunu ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmelere değinen Hegseth, şimdiye kadar onlarca geminin geri çevrildiğini, ABD öncülüğündeki deniz operasyonunun kapsamının giderek genişlediğini söyledi. Abluka öncesinde İran limanlarından ayrılan bazı gemilere el konulmasının ardından sürecin uluslararası boyuta taşındığını vurgulayan Hegseth, Hürmüz’de trafiğin kendilerinden sorulduğunu savundu. Avrupa’ya da ayrı bir parantez açan Hegseth, Hürmüz’deki krizin yalnızca ABD’nin omuzlarında taşınmaması gerektiğini belirtti, “Avrupa ve Asya yıllarca ABD’nin korumasından faydalandı, artık beleşçilik dönemi son buldu. Amerika ve özgür dünya, yetkin ve sadık müttefiklere ihtiyaç duyuyor” diye konuştu.

‘İkili görüşme olacak’

Tüm bunlara karşın dün diplomasi tarafında da gelişmeler yaşandı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması beklenen ABD-İran görüşmelerine Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’in katılacağını, Başkan Yardımcısı JD Vance’in ise toplantıya gitmeyeceğini açıkladı. Leavitt, “Witkoff ile Kushner Pakistan’a giderek, İran heyetinin temsilcileriyle doğrudan görüşmelere katılacak” derken, görüşmelerin İran’ın talebi üzerine yüz yüze devam edeceğini belirtti ve “Bunun verimli bir görüşme olmasını ve umarız bir anlaşmaya doğru ilerleme sağlanmasını umuyoruz” değerlendirmesini yaptı. İran Devlet Ajansı da, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin İslamabad’a vardığını bildirirken, Muskat ile Moskova’yı da kapsayan diplomatik bir tura çıktığını onayladı. İranlılar, ABD heyetiyle görüşeceklerini henüz teyit etmezken, diplomatik kaynaklarsa, temasların kısa süre içinde başlayabileceğini, taraflar arasında henüz somut bir uzlaşının sağlanamadığına dikkat çekti.

Kapsamlı müdahale planı hazır!

ABD’nin, İran ile yürütülen ateşkes sürecinin başarısız olması ihtimaline karşı Hürmüz Boğazı’nda askeri ve stratejik hedeflere yönelik kapsamlı bir müdahale planı hazırladığı öne sürüldü. Amerikan CNN kanalının, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD’nin askeri planlamacıları özellikle İran’ın boğaz bölgesinde kullandığı küçük hücum botları, mayın döşeme kapasitesi ve asimetrik deniz unsurlarını hedef alan operasyon senaryoları üzerinde çalışıyor. Kaynaklar, Washington’ın yalnızca askeri sistemleri değil, aynı zamanda İran’ın enerji altyapısını da baskı aracı olarak değerlendirdiğini ve bu tesislerin “müzakereyi hızlandırmak amacıyla” olası hedefler arasında yer aldığını aktardı.

Bununla birlikte, ABD’nin, İran’daki bazı üst düzey isimlerin hedef alınması seçeneğini de değerlendirdiği öne sürülüyor. İddiaya göre bu kapsamda, Devrim Muhafızları içindeki kritik isimlerin de listede yer aldığı, bunlar arasında ordunun genel komutanı Tümgeneral Ahmed Vahidi’nin de bulunduğu belirtildi.

Babülmendep yine hedeflerde…

Tahran’ın, olası ABD ve İsrail saldırılarına karşı hedef listesi hazırladığını, ablukanın sıkılaşması halinde Kızıldeniz ile Aden Körfezi’ni birbirine bağlayan hayati önemdeki Babülmendep’i kapatmayı değerlendirdiğini yazdı. Fars haber ajansı, İran’daki benzer tesislerin hedef alınması halinde,Tahran’ın İsrail ve ABD müttefiki Ortadoğu ülkelerindeki enerji santralleri ile petrol ve doğal gaz tesislerine saldıracağını ifade etti.

Somali: Kapatırız

İran’ın yanı sıra Somali yönetimi de, Babülmendep’i kapabileceğimesajını verdi. İsrail’in, kimsenin tanımadığı Somaliland’le diplomatik ilişkileri derinleştirmesine tepki gösteren Mogadişu, bunu egemenliğine tehdit olarak nitelendirdi, karşılığınsadece diplomatik düzeyle sınırlı kalmayabileceği, Babülmendep Boğazı’na yönelik kısıtlamayı da düşünebileceği mesajı verildi.

15 49.0138 8.38624 arrow 0 arrow 0 4000 1 0 horizontal https://cigliilkhaber.com.tr 250 0 1